TEDAVİLERİMİZ

KORUYUCU DİŞ HEKİMLİĞİ

AĞIZ BAKIMI

Diş fırçalamak, ağız hijyenini sağlamada önemli role sahiptir. Diş fırçalamak ağızda biriken yiyecek artıklarını ve plak olarak adlandırılan bakterilerden oluşan film tabakasını uzaklaştırmada yardımcı olur. Plak temizlenmediği zaman diş taşına (tartar) dönüşür. Diş taşları da zamanla diş etinde iltihaba ve çene kemiklerinde yıkıma neden olur.

Manuel ve elektrikli diş fırçası kullanımı nasıl olmalıdır?

Manuel diş fırçaları orta büyüklükte, boyun kısmı uzun, kılları yumuşak ve yoğun kıl sayısına sahip olmalıdır. Cerrahi işlemler veya diş eti rahatsızlıkları olduğunda diş hekiminin önerdiği şekilde ekstra yumuşak kıllı diş fırçaları kullanılabilir.
Elektrikli diş fırçalarını, manuel fırça kullanmakta zorlanan kişiler (engelli bireyler, yaşlılar, geçirilen kaza veya hastalık nedeniyle elini etkin kullanamayanlar) tercih edebilir. Manuel ve elektrikli fırçaların ikisinde de esas olan dişlerin bütün yüzeylerinin günde 2 defa fırçalanmasıdır.

Diş fırçası nasıl saklanmalıdır?

Diş fırçasının üzerindeki yiyecek ve macun artıkları su altında temizlenir. Diş fırçası dik pozisyonda, üzeri açık kuruyabileceği şekilde tutulmalıdır . Birden çok fırça beraber tutulduğunda fırçaların birbirine teması engellenmelidir. Diş fırçaları 3-4 ayda 1 değiştirilmelidir.
Bebeklerde dişler çıkmaya başladığından itibaren fırçalanmaya başlanmalıdır. Dişler tam olarak sürdükten sonra çocukların yaşına uygun fırça seçilerek günde 2 defa fırçalanmalıdır. Çocuğun el becerileri tam olarak gelişene kadar çocukların dişleri ebeveynleri tarafından fırçalanmalı, çocuğun el becerileri geliştikten sonra 10-11 yaşına kadar gözetim altında fırçalaması sağlanmalıdır.

Diş macunlarının içeriğindeki maddeler ne işe yarar?

Diş macunları fırçalamayı kolaylaştırmak ve fırçalamanın etkinliğini artırmak için kullanılır. Diş macunlarının içerikleri kullanım amacına göre değişiklikler gösterir:
Dişteki plağı uzaklaştırmak için kalsiyum karbonat, aliminyum oksit, fosfat
Diş minesini güçlendirmek için florür
Diş çürüklerini engellemek için ksilitol
Diş macunun köpürmesini sağlamak için sodyum lauryl sülfat
Antibakteriyel etki için triklosan, klorheksidin
Ağız kokusunu gidermek için çinko
Beyazlatmak için aşındırıcılar ve/veya peroksit
Diş eti rahatsızlıkları için çinko sitrat
Hassasiyeti gidermek için diş dokusunu iyileştiren hidroxiapatit kristalleri, potasyum nitrat veya arginin
Güzel bir tat için tatlandırıcılar içerir.

Diş macunlarının içeriklerinde nelere dikkat edilmelidir?

Beyazlatma amacıyla kullanılan diş macunlarının içerisindeki aşındırıcılar nedeniyle, uzun dönemde dişlerde aşınma ve renkleşmeye neden olabilir.
Florür, fazla alındığında vücutta birikerek toksik etkiye neden olmaktadır. 3 yaşından küçük çocuklarda ve tükürme refleksi gelişmemiş macun yutma eğilimi olan çocuklarda florürsüz diş macunu kullanılmalıdır. Florürlü diş macunu kullanıldığında da 12 yaşına kadar ebeveyn gözetimi altında fırçalanmalıdır.
Tiklosan antibakteriyel özeliğinden dolayı şampuan,sabun gibi temizlik ürünlerinde de tercih edilmektedir. Ancak ağız içi dokulardan emilimi daha fazla olduğu ve kansorejen etkiye sahip olduğu için triklosan içermeyen diş macunları tercih edilmelidir.
Ağzında sık aralıklarla aft çıkan bireyler sodyum lauryl sülfat içeren diş macunlarını kullanmamalıdır. Sodyum lauryl sülfatın, bireylerde aft çıkma sıklığını arttırdığı görülmüştür.

Diş ipi ceşitleri nelerdir ?

Diş ipi, diş fırçasıyla temizlenemeyen, diş aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması için kullanılır. Kullanım alanına göre çeşitlilik gösterir. Kuron ve köprüler için özel üretilmiş, doğal diş ve implant destekli köprülerin altına rahatça giren ve kolay temizlenmesini sağlayan superfloss, multifloss tip diş ipleri kullanılmalıdır. Mumlu diş ipleri kayganlık sağlayarak doğal dişlerin aralarında kullanım kolaylığı sağlar.
Arayüz fırçaları neye göre seçilmelidir?
Arayüz fırçaları, diş aralarında biriken artıkları ve plağı uzaklaştırmada kullanılır. Diş boşluklarının büyük olduğu alanlarda diş aralarını doldurduğu için daha etkin temizlik sağlar. Kullanımı diş ipine göre daha kolaydır. Dişlerin aralarındaki boşlukların büyüklüğüne göre farklı boyutlardaki arayüz fırçalarından uygun olan seçilir. Kullanıma başlandığında kanama olabilir. Etkin temizlik sağlanıp, diş eti sağlığına kavuştukça kanama azalacaktır.

Ağız gargalarının kullanımı nasıl olmalıdır?

Diş fırçalama ve diş ipinin kullanılamadığı durumlarda genellikle ağız içi operasyonlardan sonra antibakteriyel amaçlı tercih edilir. Ağız içerisinde plak oluşumunu azaltır. Ağız kuruluğu gibi özel sebepler için alkol içermeyen uygun gargaralar kullanılabilir.
Ağız gargaralarının çoğunda bulunan klorhexidin diş plağı oluşumunu ve diş eti iltihabını engelleyen en etkili antimikrobiyal maddelerden biridir. Tadı acıdır ve uzun süreli kullanımda tat alma duyusunda farklılaşmaya neden olur. Dişler fırçalandıktan 10 dakika sonra, 30 saniye boyunca gargara yapılarak günde 2 kere kullanılmalıdır. Gargara yutulmamalı, kullanım sonrasında 1 saat yiyecek ve içecek tüketilmemelidir. Sodyum florürlü ağız gargaraları dişin minesinin iyileşmesine ve çürük riskinin azalmasına yardımcı olur.

Ağız çalkalama suları ne yapar, ne yapamaz?

Nefesi temizlemek, çürük ve plak oluşumunu engellemek, diş eti rahatsızlıklarını ve diş taşı oluşumunu azaltmak için kullanılır.
Ağız çalkalama suları fırçalama yerine geçmez. Fırçalama ve diş ipi kullanımına destek olarak ağızdaki birikintileri ve mikroorganizmaları azaltmaya, ağız kokusunu gidermeye yardımcı olur.
Kozmetik amaçlı olan ağız çalkalama suları geçici olarak ağızda bakteri kontolü sağlar, ağızda hoş tat bırakır. Bakterileri öldürmez, ağız kokusuna neden olan faktörleri ortadan kaldırmaz. Plak birikimini, diş eti hastalığını veya çürük oluşumunu önlemede etkisi yoktur.

AĞIZ BAKIMI

Diş fırçalamak, ağız hijyenini sağlamada önemli role sahiptir. Diş fırçalamak ağızda biriken yiyecek artıklarını ve plak olarak adlandırılan bakterilerden oluşan film tabakasını uzaklaştırmada yardımcı olur. Plak temizlenmediği zaman diş taşına (tartar) dönüşür. Diş taşları da zamanla diş etinde iltihaba ve çene kemiklerinde yıkıma neden olur.

DİŞ FIRÇASI

Manuel ve elektrikli diş fırçası kullanımı nasıl olmalıdır?

Manuel diş fırçaları orta büyüklükte, boyun kısmı uzun, kılları yumuşak ve yoğun kıl sayısına sahip olmalıdır. Cerrahi işlemler veya diş eti rahatsızlıkları olduğunda diş hekiminin önerdiği şekilde ekstra yumuşak kıllı diş fırçaları kullanılabilir.
Elektrikli diş fırçalarını, manuel fırça kullanmakta zorlanan kişiler (engelli bireyler, yaşlılar, geçirilen kaza veya hastalık nedeniyle elini etkin kullanamayanlar) tercih edebilir. Manuel ve elektrikli fırçaların ikisinde de esas olan dişlerin bütün yüzeylerinin günde 2 defa fırçalanmasıdır.

 

Diş fırçası nasıl saklanmalıdır?

Diş fırçasının üzerindeki yiyecek ve macun artıkları su altında temizlenir. Diş fırçası dik pozisyonda, üzeri açık kuruyabileceği şekilde tutulmalıdır . Birden çok fırça beraber tutulduğunda fırçaların birbirine teması engellenmelidir. Diş fırçaları 3-4 ayda 1 değiştirilmelidir.
Bebeklerde dişler çıkmaya başladığından itibaren fırçalanmaya başlanmalıdır. Dişler tam olarak sürdükten sonra çocukların yaşına uygun fırça seçilerek günde 2 defa fırçalanmalıdır. Çocuğun el becerileri tam olarak gelişene kadar çocukların dişleri ebeveynleri tarafından fırçalanmalı, çocuğun el becerileri geliştikten sonra 10-11 yaşına kadar gözetim altında fırçalaması sağlanmalıdır.

DİŞ MACUNLARI

Diş macunlarının içeriğindeki maddeler ne işe yarar?

Diş macunları fırçalamayı kolaylaştırmak ve fırçalamanın etkinliğini artırmak için kullanılır. Diş macunlarının içerikleri kullanım amacına göre değişiklikler gösterir:
Dişteki plağı uzaklaştırmak için kalsiyum karbonat, aliminyum oksit, fosfat
Diş minesini güçlendirmek için florür
Diş çürüklerini engellemek için ksilitol
Diş macunun köpürmesini sağlamak için sodyum lauryl sülfat
Antibakteriyel etki için triklosan, klorheksidin
Ağız kokusunu gidermek için çinko
Beyazlatmak için aşındırıcılar ve/veya peroksit
Diş eti rahatsızlıkları için çinko sitrat
Hassasiyeti gidermek için diş dokusunu iyileştiren hidroxiapatit kristalleri, potasyum nitrat veya arginin
Güzel bir tat için tatlandırıcılar içerir.

 

Diş macunlarının içeriklerinde nelere dikkat edilmelidir?

Beyazlatma amacıyla kullanılan diş macunlarının içerisindeki aşındırıcılar nedeniyle, uzun dönemde dişlerde aşınma ve renkleşmeye neden olabilir.
Florür, fazla alındığında vücutta birikerek toksik etkiye neden olmaktadır. 3 yaşından küçük çocuklarda ve tükürme refleksi gelişmemiş macun yutma eğilimi olan çocuklarda florürsüz diş macunu kullanılmalıdır. Florürlü diş macunu kullanıldığında da 12 yaşına kadar ebeveyn gözetimi altında fırçalanmalıdır.
Tiklosan antibakteriyel özeliğinden dolayı şampuan,sabun gibi temizlik ürünlerinde de tercih edilmektedir. Ancak ağız içi dokulardan emilimi daha fazla olduğu ve kansorejen etkiye sahip olduğu için triklosan içermeyen diş macunları tercih edilmelidir.
Ağzında sık aralıklarla aft çıkan bireyler sodyum lauryl sülfat içeren diş macunlarını kullanmamalıdır. Sodyum lauryl sülfatın, bireylerde aft çıkma sıklığını arttırdığı görülmüştür.

DİŞ İPİ

Diş ipi ceşitleri nelerdir ?

Diş ipi, diş fırçasıyla temizlenemeyen, diş aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması için kullanılır. Kullanım alanına göre çeşitlilik gösterir. Kuron ve köprüler için özel üretilmiş, doğal diş ve implant destekli köprülerin altına rahatça giren ve kolay temizlenmesini sağlayan superfloss, multifloss tip diş ipleri kullanılmalıdır. Mumlu diş ipleri kayganlık sağlayarak doğal dişlerin aralarında kullanım kolaylığı sağlar.
Arayüz fırçaları neye göre seçilmelidir?
Arayüz fırçaları, diş aralarında biriken artıkları ve plağı uzaklaştırmada kullanılır. Diş boşluklarının büyük olduğu alanlarda diş aralarını doldurduğu için daha etkin temizlik sağlar. Kullanımı diş ipine göre daha kolaydır. Dişlerin aralarındaki boşlukların büyüklüğüne göre farklı boyutlardaki arayüz fırçalarından uygun olan seçilir. Kullanıma başlandığında kanama olabilir. Etkin temizlik sağlanıp, diş eti sağlığına kavuştukça kanama azalacaktır.

AĞIZ GARGARALARI

Ağız gargalarının kullanımı nasıl olmalıdır?

Diş fırçalama ve diş ipinin kullanılamadığı durumlarda genellikle ağız içi operasyonlardan sonra antibakteriyel amaçlı tercih edilir. Ağız içerisinde plak oluşumunu azaltır. Ağız kuruluğu gibi özel sebepler için alkol içermeyen uygun gargaralar kullanılabilir.
Ağız gargaralarının çoğunda bulunan klorhexidin diş plağı oluşumunu ve diş eti iltihabını engelleyen en etkili antimikrobiyal maddelerden biridir. Tadı acıdır ve uzun süreli kullanımda tat alma duyusunda farklılaşmaya neden olur. Dişler fırçalandıktan 10 dakika sonra, 30 saniye boyunca gargara yapılarak günde 2 kere kullanılmalıdır. Gargara yutulmamalı, kullanım sonrasında 1 saat yiyecek ve içecek tüketilmemelidir. Sodyum florürlü ağız gargaraları dişin minesinin iyileşmesine ve çürük riskinin azalmasına yardımcı olur.

 

Ağız çalkalama suları ne yapar, ne yapamaz?

Nefesi temizlemek, çürük ve plak oluşumunu engellemek, diş eti rahatsızlıklarını ve diş taşı oluşumunu azaltmak için kullanılır.
Ağız çalkalama suları fırçalama yerine geçmez. Fırçalama ve diş ipi kullanımına destek olarak ağızdaki birikintileri ve mikroorganizmaları azaltmaya, ağız kokusunu gidermeye yardımcı olur.
Kozmetik amaçlı olan ağız çalkalama suları geçici olarak ağızda bakteri kontolü sağlar, ağızda hoş tat bırakır. Bakterileri öldürmez, ağız kokusuna neden olan faktörleri ortadan kaldırmaz. Plak birikimini, diş eti hastalığını veya çürük oluşumunu önlemede etkisi yoktur.

AĞIZ KOKUSU

Ağız kokusu günümüzde en sık karşılaşılan problemlerin başında gelmektedir. Ağız kokusu ağız içi problemlerden, beslenme tipinden, çeşitli sistematik hastalıklardan ve bazı ilaç tedavilerinden kaynaklanabilir. Ağız kokusu problemi kişinin yaşına, cinsiyetine ve statüsüne bakmaksınız,  sosyal yaşantısını olumsuz etkilemektedir. Bu sorunu yaşayan kişilerin sosyal davranışlarında değişiklikler gözlemlenmekte; bu kişiler ağzını kapatarak konuşmakta, yakın mesafede bulunmaktan kaçınmakta ve konuştukları kişinin direkt olarak yüzüne bakmaktan kaçınmaktadır.
 
Bu sorunla ilgili en yaygın düşünce, kokunun mideden geldiğidir. Ancak yapılan araştırmalar, ağız kokusunun %90 oranında ağız içi problemlerden kaynaklandığını göstermektedir. Ağız boşluğunda dişlerin aralarında ve dil sırtında birikip çoğalan bakteriler, temizlenmeyen besin artıklarını parçaladığında kötü kokulu sülfür gazlarının oluşumuna neden olur ve nefesin kötü kokmasına yol açar.
 
Ağız kokusunun çözümü için atılacak ilk adım kapsamlı ağız ve diş muayenesi olmalıdır. Ağız içerisinde diş taşı birikimi, çürük dişler, diş eti iltihabı, diş etlerinde kanama iltihaptan kaynaklanan kokuya neden olmakta, eskimiş kenar uyumu bozulmuş kuron ve köprü protezleri de besin tutulumuna yol açarak ağız hijyenin sağlanmasını güçleştirmekte ve ağız kokusuna sebep olmaktadır.
 
Ağız içi kaynaklı ağız kokusuna sebep olan diğer etken ise yetersiz ve eksik günlük bakımdır. Düzenli olarak diş ipi kullanmak ve doğru teknikle diş fırçalamak, dil sırtı ve yanak içlerini de fırçalamak eksiksiz bir ağız bakımının unsurlarıdır.
 
Düzenli diş hekimi kontrollerine giden kişilerde ağız içi problemlerin çözümünde erken önlem alındığı için çoğunlukla ağız kokusu sorunu görülmemektedir. Düzenli kontrole gidip, ağız içi hijyeninizi gerektiği düzeyde sağlamanız, ağız kokusu problemi için gerekli tüm önlemleri almanızı sağlayacaktır.
 
 
Dr. Merih Tanyel
E-BÜLTEN