Sıkça Sorulan Sorular

Tedaviler ve ağız sağlığı hakkında sıkça sorulan soruların yanıtlarını bulun.

Dental Implant

Dental implant, eksik dişin kökünü taklit etmek amacıyla çene kemiğine yerleştirilen yapay diş köküdür. Üzerine abutment ve kuron veya başka bir protez restorasyonu uygulanabilir.

Dental implant, tek diş, birden fazla diş veya tüm dişlerin eksik olduğu durumlarda uygulanabilir. Uygunluk, çene kemiği ve ağız içindeki diğer yapıların değerlendirilmesiyle belirlenir.

Dental implantın çene kemiğinde stabil şekilde konumlandırılabilmesi için yeterli kemik hacmi ve uygun kemik yapısı gerekir. Kemik miktarı klinik muayene ve radyolojik görüntüleme ile değerlendirilir.

Kemik hacminin yetersiz olduğu durumlarda kemik grefti veya sinüs lifting gibi işlemler değerlendirilebilir. İleri kemik kaybında zigomatik implant veya subperiosteal implant gibi alternatifler de incelenebilir.

Şiddetli kemik kaybı, çene kemiğinin standart Dental implantı desteklemek için yeterli yükseklik veya genişliğe sahip olmaması durumudur. Kemik kaybının derecesi ve konumu radyolojik değerlendirmelerle belirlenir.

Bazı ileri kemik kaybı vakalarında Dental implant uygulanabilir. Standart Dental implantların yanı sıra kemik artırma işlemleri, zigomatik implant veya subperiosteal implant gibi seçenekler değerlendirilebilir.

Dental implant seçimi; çene kemiğinin hacmi ve yapısı, anatomik yapıların konumu, diş eti durumu, eksik dişlerin konumu ve diğer klinik bulgular değerlendirilerek belirlenir.

Zigomatik implant, özellikle üst çenede ileri derecede kemik kaybı bulunan bazı hastalarda kullanılan özel bir Dental implant türüdür. Standart implantlardan farklı olarak zigomatik kemikten destek alır.

Subperiosteal implant, çene kemiğinin içine değil, kemiğin üzerine ve diş eti dokusunun altına yerleştirilen özel bir implant altyapısıdır. Bu implant, özel görüntüleme yöntemiyle elde edilen verilerin kullanıldığı dijital tasarımla tamamen hastaya özel olarak titanyumdan üretilmektedir. Çene kemiğinin üzerine özel vidalarla sabitlenir. İleri derecede cerrahi hassasiyet gerektiren bir tedavi yöntemidir.

Subperiosteal implant tedavisi, öncelikli olarak geleneksel implantların uygulanamadığı özel durumlara sahip hastalar için geliştirilmiş bir çözümdür. Genellikle şu kişilere uygulanır:

  • İleri Derecede Kemik Erimesi Olanlar: Çene kemiğinde, standart (kemiğin içine yerleştirilen) implantları destekleyemeyecek kadar ciddi düzeyde hacim ve yükseklik kaybı yaşayan hastalar.
  • Kemik Grefti (Kemik Tozu) İşlemi İstemeyen/Uygun Olmayanlar: Kemik miktarını artırmak için yapılması gereken uzun ve zahmetli kemik tozu ekleme veya kemik nakli ameliyatlarının tıbbi olarak risk taşıdığı ya da hasta tarafından tercih edilmediği durumlar.
  • Daha Önce Başarısız Cerrahi Operasyon Geçirenler: Öncesinde kemik oluşturma (greftleme) operasyonları geçirmiş ancak başarılı sonuç alamamış hastalar.
  • Hareketli Protez Kullanamayanlar: Çene kemiğindeki aşırı erime nedeniyle hareketli protezlerin (damaklık) ağızda sabit durmadığı ve çiğneme fonksiyonunu yerine getiremeyen hastalar.

Zigomatik implant, üst çenede zigomatik kemikten destek alır. Subperiosteal implant ise çene kemiğinin üzerine yerleştirilen özel bir altyapıdan oluşur. Kullanım alanları ve cerrahi planlamaları farklıdır.

Zigomatik implant tedavisi, özellikle üst çenede standart implantların yerleştirilebileceği yeterli kemik dokusunun bulunmadığı zorlu vakalar için uygulanan ileri düzey bir cerrahi yöntemdir. Bu uzun özel implantlar çene kemiğine değil, elmacık kemiğine (zigoma) sabitlenir. Genellikle şu kişilere uygulanır:

  • Üst Çenesinde İleri Derecede Kemik Erimesi Olanlar: Uzun süre dişsiz kalma, ilerlemiş diş eti hastalıkları veya uzun süreli hareketli protez kullanımı nedeniyle üst çene kemiği (maksilla) ciddi şekilde erimiş hastalar.
  • Sinüs Lifting ve Kemik Grefti (Kemik Tozu) İstemeyenler:Üst çenede kemik oluşturmak için gereken, aylar sürebilen "sinüs kaldırma" ve kemik tozu ekleme işlemlerini beklemek istemeyen veya bu işlemlerin tıbbi olarak başarılı olma şansının düşük olduğu hastalar.
  • Travma veya Hastalık Sonucu Kemik Kaybı Yaşayanlar:Kaza, şiddetli travma veya tümör operasyonları (çene cerrahisi) gibi nedenlerle üst çene kemiğinin önemli bir kısmını veya tamamını kaybetmiş kişiler.
  • Daha Önceki Tedavileri Başarısız Olmuş Hastalar:Üst çeneye uygulanan geleneksel implant veya kemik oluşturma operasyonları başarısızlıkla sonuçlanmış ve alternatif bir çözüm arayan hastalar.

Subperiosteal ve zigomatik implantlar, geleneksel implantların uygulanamadığı ileri derecede kemik erimesi vakalarında kullanılan iki farklı "kurtarıcı" ve ileri düzey cerrahi tedavidir. Ancak çalışma mantıkları, tutundukları bölgeler ve yapıları birbirinden tamamen farklıdır.

  1. 1. Uygulanan Bölge (Hangi Çene?)
    Zigomatik implantlar, anatomik yapıları gereği sadece üst çeneye uygulanabilir.
    Subperiosteal implantlar ise hastanın kemik yapısına göre tasarlandığı için hem alt hem de üst çeneye (özellikle alt çenedeki aşırı erimelerde çok etkilidir) uygulanabilmektedir.
  2. 2. Yerleşim Yeri ve Tutunma Şekli
    Zigomatik implant, normal implantlardan çok daha uzun (genellikle 35-55 mm) vida formundadır. Üst çenedeki erimiş kemik bölgesini ve sinüs boşluğunu geçerek doğrudan yüzdeki güçlü elmacık kemiğinin (zigoma) içine vidalanarak sabitlenir.
    Subperiosteal implant ise kemiğin içine girmez. Çene kemiğinin yüzeyine bir eyer gibi tam uyumlu şekilde oturur. Kemiğin üzerine ve diş etinin altına yerleştirilerek kenarlarından mini vidalarla kemik yüzeyine sabitlenir.
  3. 3. Üretim ve Tasarım Farkı
    Zigomatik implantlar, fabrikasyon olarak üretilmiş, standart bir tasarıma sahip uzun vidalardır. Hekim cerrahi sırasında hastaya uygun uzunluktaki implantı seçer.
    Subperiosteal implantlar, standart değildir. 3 boyutlu tomografi verileri (dijital tasarım) kullanılarak, laboratuvar ortamında tamamen hastanın kendi kemik yapısının birebir kopyasına uygun, kişiye özel bir titanyum iskelet (altyapı) olarak üretilir.
Karşılaştırma Kriteri Subperiosteal İmplant Zigomatik İmplant
Hangi Çeneye Uygulanır? Hem alt hem de üst çene Sadece üst çene
Nereye Yerleştirilir? Çene kemiğinin üzeri, diş eti dokusunun altı Doğrudan elmacık kemiğinin (zigoma) içi
İmplantın Yapısı Çene kemiğini saran, ağ/iskelet biçiminde altyapı Normalden çok daha uzun, vida formunda yapı
Üretim Şekli 3D dijital tasarımla %100 hastaya özel üretim Standart üretim (farklı uzunluk seçenekleriyle)
Kemiğe Müdahale Boyutu Kemiğin içine delik açılmaz, yüzeye mini vidalarla sabitlenir Elmacık kemiğinin içine yuva açılarak yerleştirilir
Temel Kullanım Mantığı Çene kemiğinin içinde hacim kalmadığında yüzeyinden destek almak Üst çene kemiği kalmadığında kafatasındaki en sert kemiklerden birinden destek almak

Zirkonyum Kuron

Zirkonyum Kuron, dişin üzerine veya uygun durumlarda Dental implant üzerine uygulanan, zirkonya esaslı seramik bir restorasyondur.

İleri derecede madde kaybı, kırık, aşınma, şekil bozukluğu veya bazı estetik problemlerde Zirkonyum Kuron uygulanabilir. Dental implant üzerine restorasyon olarak da kullanılabilir.

Evet. Yeterli sağlam diş dokusunun bulunduğu ve dişin kuron restorasyonuna uygun olduğu durumlarda Zirkonyum Kuron doğal diş üzerine uygulanabilir.

Evet. Uygun klinik koşullarda Dental implant üzerine Zirkonyum Kuron uygulanabilir.

Uygun koşullarda hem ön hem de arka dişlerde kullanılabilir. Materyal seçimi dişin konumu, mevcut diş dokusu ve fonksiyonel gereksinimlere göre yapılır.

Kırığın konumu, derinliği ve dişte kalan sağlam dokunun miktarına bağlı olarak Zirkonyum Kuron uygulanabilir. Kırığın diş köküne veya pulpa dokusuna uzandığı durumlarda farklı tedaviler gerekebilir.

Evet. Kanal tedavisi yapılmış ve kuron restorasyonuna ihtiyaç duyan dişlerde Zirkonyum Kuron kullanılabilir.

Dişte kalan sağlam dokunun restorasyonu destekleyebilecek durumda olması halinde Zirkonyum Kuron değerlendirilebilir. Uygunluk klinik muayene ile belirlenir.

Zirkonyum Kuron yapay bir restorasyondur ve doğal diş dokusunun yerine geçmez. Dişin şekil, fonksiyon ve görünümünün yeniden oluşturulmasına yardımcı olur.

Zirkonyum Kuron dişi daha kapsamlı şekilde çevreleyen bir restorasyondur. E-max Laminate Veneer Restorasyonlar ise esas olarak dişin ön yüzeyine uygulanan ince seramik restorasyonlardır.

E-max Laminate Veneer Restorasyonlar

E-max Laminate Veneer Restorasyonlar, özellikle ön dişlerin ön yüzeyine uygulanan ince seramik restorasyonlardır. Dişlerin renk, şekil ve bazı estetik problemlerinin düzeltilmesinde kullanılabilir.

Dişlerde renk değişikliği, küçük kırıklar, şekil bozuklukları, bazı diş aralıkları ve yüzeysel estetik problemlerde değerlendirilebilir.

Bazı renk değişiklikleri E-max Laminate Veneer Restorasyonlar ile maskelenebilir. Renk değişikliğinin nedeni ve derecesi tedavi seçimini etkiler.

Uygun vakalarda küçük veya orta düzeydeki diş aralıkları E-max Laminate Veneer Restorasyonlar ile kapatılabilir.

Bazı diş şekli ve boyutu problemlerinde uygulanabilir. Dişin mevcut yapısı ve kapanış ilişkisi değerlendirilir.

Hayır. İleri derecede madde kaybı, aktif çürük, ciddi diş eti hastalığı, yetersiz mine yapısı veya uygun olmayan kapanış gibi durumlarda farklı tedaviler gerekebilir.

Hayır. Laminate veneer restorasyonlar esas olarak dişin ön yüzeyine uygulanır. Dişi daha kapsamlı şekilde çevreleyen restorasyonlar kuron olarak değerlendirilir.

İleri derecede diş dokusu kaybında E-max Laminate Veneer Restorasyonlar yeterli destek sağlamayabilir. Dişte kalan sağlam dokuya göre farklı restorasyonlar değerlendirilebilir.

Genellikle ön bölgede bulunan dişlerde kullanılır. Uygunluk, dişin yapısı, kapanış ilişkisi ve mevcut diş dokusuna göre değerlendirilir.

E-max Laminate Veneer Restorasyonlar dişin ön yüzeyine uygulanan ince seramik restorasyonlardır. Zirkonyum Kuron ise dişi daha kapsamlı şekilde çevreleyen bir kuron restorasyonudur.

Diş Çürükleri ve Kanal Tedavisi

Diş çürüğü, ağız içerisindeki bakterilerin oluşturduğu asitlerin dişin mineral yapısında meydana getirdiği ilerleyici madde kaybıdır.

Çürük dişte sınırlı bir madde kaybına neden olduğunda ve pulpa dokusu etkilenmediğinde dolgu tedavisi uygulanabilir.

Kanal tedavisi, dişin pulpa dokusunun iltihaplandığı veya enfekte olduğu durumlarda hasarlı dokunun uzaklaştırılması, kök kanallarının temizlenmesi ve doldurulması işlemidir.

Derin çürük, diş kırığı, travma veya pulpa dokusunun geri dönüşü olmayan şekilde iltihaplanması ya da enfekte olması kanal tedavisi gerektirebilir.

Diş ağrısı kanal tedavisi gerektiren durumlarda görülebilir ancak tek başına kanal tedavisi gerektiğini göstermez. Ağrının nedeni klinik muayene ve gerektiğinde radyolojik değerlendirme ile belirlenir.

Evet. Kanal tedavisi yapılmış ve kuron restorasyonuna ihtiyaç duyan dişlerde Zirkonyum Kuron kullanılabilir.

Yüzeysel çürük daha sınırlı bir diş dokusu kaybına neden olurken, derin çürük dişin daha derin dokularına ilerleyebilir ve pulpa dokusunu etkileyebilir.

Dişin tedavi edilemeyecek durumda olduğu belirlendiğinde çekim sonrası oluşan diş eksikliği için Dental implant, köprü veya protez gibi seçenekler değerlendirilebilir.

Kırığın konumu, derinliği ve dişte kalan sağlam dokunun miktarına göre dolgu, kuron, kanal tedavisi veya başka restoratif tedaviler uygulanabilir.

Radyolojik görüntüleme, diş kökleri, kemik dokusu, çürüğün derinliği ve çevredeki anatomik yapıların değerlendirilmesine yardımcı olur.

Diş Eti ve Periodontal Tedaviler

Diş eti hastalığı, diş etlerini ve ilerleyen durumlarda dişi destekleyen kemik ve diğer periodontal dokuları etkileyebilen inflamatuvar bir hastalıktır.

Diş eti kanaması çoğunlukla diş eti iltihabı ve periodontal hastalıklarla ilişkilidir. Travmatik fırçalama ve bazı diğer lokal nedenler de kanamaya yol açabilir.

Diş eti çekilmesi, diş etinin diş köküne doğru çekilmesi ve kök yüzeyinin kısmen açığa çıkmasıdır.

Diş eti çekilmesi periodontal hastalıklar, travmatik fırçalama, dişlerin konumu, anatomik özellikler ve bazı lokal faktörlerle ilişkili olabilir.

Diş taşı, dental plağın tükürükte bulunan minerallerle sertleşmesi sonucu oluşan mineralize birikintidir.

Diş taşı temizliği, diş yüzeylerinde ve diş eti çevresinde biriken sertleşmiş dental birikintilerin uzaklaştırılması amacıyla yapılır.

Evet. İleri periodontal hastalık, dişi destekleyen kemik ve periodontal dokuların kaybına neden olarak diş hareketliliğine ve diş kaybına yol açabilir.

Evet. Aktif periodontal hastalık, Dental implant tedavisinin planlanmasını ve implant çevresindeki dokuların sağlığını etkileyebilir.

Diş eti kanaması, kızarıklık, şişlik, hassasiyet, ağız kokusu ve ilerleyen durumlarda dişlerde hareketlilik periodontal hastalıkların belirtileri arasında yer alabilir.

Diş eti ve periodontal dokular klinik muayene ile değerlendirilir. Gerekli durumlarda dişi destekleyen kemik dokusunun durumunu incelemek için radyolojik görüntüleme yapılabilir.

Diş Eksikliği ve Protezler

Diş eksikliğinin sayısı, konumu, çene kemiğinin durumu ve çevre dokulara göre Dental implant, köprü veya hareketli protez gibi tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.

Uygun klinik koşullarda köprü, Dental implant tedavisine alternatif olabilir. Seçim eksik dişin konumu ve komşu dişlerin durumuna göre yapılır.

Diş köprüsü, eksik bir veya daha fazla dişin oluşturduğu boşluğu kapatmak amacıyla komşu dişlerden veya Dental implantlardan destek alan restorasyondur.

Hareketli protez, eksik dişlerin yerine konulması amacıyla kullanılan ve hasta tarafından çıkarılıp takılabilen protez türüdür.

Dental implant destekli protez, çene kemiğine yerleştirilen Dental implantlardan destek alan protez türüdür.

Tüm dişlerin eksik olduğu durumlarda tam protez, Dental implant destekli hareketli protez veya Dental implant destekli sabit protez gibi seçenekler değerlendirilebilir.

Dental implant destekli sabit protez, birden fazla Dental implant üzerine sabitlenen ve hasta tarafından çıkarılamayan protez restorasyonudur.

Tek diş eksikliğinde Dental implant üzerine kuron, diş destekli köprü veya uygun durumlarda başka protez seçenekleri değerlendirilebilir.

Birden fazla diş eksikliğinde Dental implant destekli köprü, Dental implant destekli sabit protez veya hareketli protez gibi seçenekler değerlendirilebilir.

Evet. Diş kökünün kaybından sonra ilgili bölgede zaman içerisinde çene kemiğinde hacim kaybı meydana gelebilir. Bu durum ilerleyen dönemlerde Dental implant planlamasını etkileyebilir.

Çene Cerrahisi

Gömülü diş, normal sürme yolunu tamamlayamayan ve tamamen veya kısmen diş eti ya da kemik içerisinde kalan diştir.

Gömülü yirmi yaş dişi; enfeksiyon, tekrarlayan ağrı, komşu dişte hasar veya çürük, kist oluşumu ya da dişin konumundan kaynaklanan diğer problemlerde çekim açısından değerlendirilir.

Diş tamamen veya kısmen kemik içerisinde bulunuyorsa normal çekim yöntemiyle çıkarılması mümkün olmayabilir. Bu durumda dişe ulaşmak için cerrahi yaklaşım gerekebilir.

Diş kisti, diş veya çene kemiği çevresinde oluşabilen ve genellikle sıvı veya başka bir içerik barındıran patolojik bir oluşumdur.

Tedavi kistin türüne, büyüklüğüne, konumuna ve ilişkili olduğu dişlere göre değişebilir. Cerrahi olarak çıkarılması, ilişkili dişin tedavi edilmesi veya farklı cerrahi yöntemler değerlendirilebilir.

Lezyonlar klinik muayene ve radyolojik görüntülemelerle değerlendirilir. Gerekli durumlarda kesin tanı için histopatolojik inceleme yapılabilir.

Evet. Gömülü dişin konumuna bağlı olarak komşu dişte çürük, kök rezorpsiyonu, basınç veya periodontal sorunlar meydana gelebilir.

Hayır. Çekim gerekliliği dişin konumu, sürme durumu, çevre dokularla ilişkisi ve mevcut patolojik bulgular değerlendirilerek belirlenir.

Bazı kistler büyüyerek çevredeki kemik ve diş dokularını etkileyebilir. Diş kaybı riski kistin türüne, büyüklüğüne ve konumuna bağlıdır.

Klinik muayene ve gerekli radyolojik görüntülemeler sonucunda dişlerin, çene kemiğinin ve çevre anatomik yapıların durumu değerlendirilir.